Diş Taşı Temizliği Zararlı Mı?
- Hüseyin Uğurel
- 23 Eki
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 29 Eki

diş hekimliğindeki en temel, en basit ama yanlış anlaşıldığı için en çok ihmal edilen tedavilerden birini, yani diş taşı temizliğini konuşacağız.
Ve en baştan, en net şekilde o meşhur sorunun cevabını vererek başlamak istiyorum: "Diş taşı temizliği zararlı mıdır?" Cevap, milyonlarca kez HAYIR! Diş taşı temizliği zararlı değildir; tam aksine, dişlerinizi ve diş etlerinizi gelecekteki büyük felaketlerden koruyan en önemli kalkanlardan biridir.
Peki, nasıl oluyor da bu kadar faydalı bir işlem hakkında "diş minesini çizer", "diş etlerini çeker", "daha çok diş taşı yapar" gibi bir sürü şehir efsanesi dolaşıyor? İşte bugün, bu bilgi kirliliğini temizlemek ve diş taşının o görünmeyen, sinsi yüzünü ortaya çıkarmak için buradayım.
Sinsi Düşman: Diş Taşı (Tartar) Nedir ve Nasıl Oluşur?
Her şeyden önce, düşmanımızı tanıyalım. Yemek yedikten sonra dişlerimizin üzerinde "bakteri plağı" adını verdiğimiz yapışkan, renksiz bir film tabakası oluşur. Eğer siz dişlerinizi doğru teknikle, düzenli olarak fırçalamaz ve diş ipi kullanmazsanız, bu plağı oradan uzaklaştıramazsınız. İşte o zaman, tükürüğünüzdeki mineraller bu bakteri plağının üzerine çöker ve onu adeta taşlaştırır. Artık adı diş taşı veya tartar olmuştur.
Ve en önemli gerçek şudur: Diş taşı bir kez oluştuktan sonra, sizin onu diş fırçasıyla veya diş ipiyle temizlemeniz imkansızdır. O artık dişinize beton gibi yapışmış, milyonlarca zararlı bakteri barındıran katı bir yapıdır.
"Ağrım Yok, Neden Gideyim?" - Sessiz Yıkımın Başlangıcı
İşte en büyük problem burada başlıyor. Diş taşı, ilk başlarda ağrı yapmaz. Sadece diş etlerinde fırçalarken hafif bir kanamaya (gingivitis) neden olur. Çoğu insan bunu "dişimi sert fırçaladım herhalde" diyerek önemsemez. Ama aslında o kanama, diş etlerinizin "İmdat! Üzerimdeki bu bakteri yükünden dolayı iltihaplanıyorum!" diye attığı bir yardım çığlığıdır.
Eğer bu yardım çığlığı duyulmaz ve o diş taşları temizlenmezse, iltihap derinlere iner. Diş etini ve en kötüsü, dişi tutan çene kemiğini (periodontitis) eritmeye başlar. Bu, bir binanın temelini yavaş yavaş oyan sinsi bir su sızıntısı gibidir. Yıllar sürer. Siz hiçbir şey hissetmezsiniz. Ta ki o bina, yani dişiniz, sallanmaya başlayana kadar. İşte o zaman "Yemek yiyemiyorum, dişim sallanıyor" diye paniğe kapılıp kliniğe gelirsiniz. Ama maalesef, çoğu zaman temel tamamen eridiği için o binayı kurtarmak mümkün olmaz ve çekim gerekir.
Gördüğünüz gibi diş taşı, ağrı yapmadığı için görmezden gelinen ama sonucu diş kaybı olan sessiz bir katildir.
Şehir Efsaneleri ve Bilimsel Gerçekler
Şimdi gelelim o meşhur yanlış inanışlara.
Efsane 1: "Temizlik dişin minesini çizer, aşındırır." Gerçek: Kesinlikle yanlıştır. Diş taşı temizliğinde kullandığımız ultrasonik aletler, titreşimle çalışır. Bu aletlerin ucu, diş minesine zarar verecek şekilde tasarlanmamıştır. Sadece diş taşını titreşimle çatlatıp diş yüzeyinden koparır. Düşünün ki, bir mermer heykelin üzerine yapışmış çamuru, heykeli kırmadan, sadece tazyikli suyla temizliyorsunuz. Yaptığımız işin mantığı budur. Biz dişinize değil, dişinizin üzerindeki o yabancı, katılaşmış kirece müdahale ederiz.
Efsane 2: "Temizlik yaptırdım, diş etlerim çekildi." Gerçek: Bu, en acı yanılgılardan biridir. Aslında olan şudur: Diş taşları o kadar büyümüştür ki, iltihap nedeniyle şişmiş olan diş etinin yerini adeta işgal etmiştir. Diş etiyle diş arasındaki boşluğu tamamen doldurmuştur. Biz o diş taşını oradan temizlediğimizde, iki şey olur:
İltihap iyileşir ve şiş olan diş eti normal, sağlıklı boyutuna geri döner. Yani "iner".
Diş taşının kapladığı o yapay dolgu alanı ortaya çıkar. Hasta aynaya baktığında, diş etinin indiğini ve dişlerinin arasının açıldığını zanneder. Oysa biz sadece, hastalığın yarattığı o sahte görüntüyü ortadan kaldırmış ve alttaki gerçek yıkımı (yani diş taşının zaten eritmiş olduğu kemiği ve çekilmiş diş etini) görünür kılmış oluruz. Yani temizlik diş etini çekmez, zaten çekilmiş olan diş etini size gösterir.
Efsane 3: "Temizlik yaptırdıktan sonra daha çok diş taşı oluşuyor." Gerçek: Bu, suçu tamamen başkasına atmaktır. Bir hasta düşünün, yıllarca dişini doğru düzgün fırçalamamış, diş ipi kullanmamış ve diş taşları oluşmuş. Kliniğe geliyor, pırıl pırıl bir temizlik yapıyoruz. Sonra hasta evine gidiyor ve yine aynı eski alışkanlıklarına devam ediyor: Yetersiz fırçalama, diş ipi yok... E ne olacak? Elbette 6 ay sonra yine diş taşı oluşacak! Diş taşı temizliği bir aşı değildir, sizi gelecekteki diş taşlarından korumaz. Sadece mevcut olanları temizler. Eğer siz ağız bakım alışkanlıklarınızı değiştirmezseniz, o taşlar elbette yeniden oluşur. Sorun temizlikte değil, yetersiz hijyendedir.
Sonuç: Kalkanınızı Kuşanın!
Değerli dinleyiciler, günde sadece bir kez diş fırçalayarak ağız sağlığınızı koruduğunuzu düşünmek maalesef yeterli değil. Etkin bir ağız bakımı, günde en az iki kez doğru teknikle fırçalama ve mutlaka günde bir kez diş ipi kullanımını gerektirir.
Diş taşı temizliği ise, sizin bu günlük bakımınızın yetersiz kaldığı, ulaşamadığınız noktalarda biriken o sinsi düşmanı yok eden profesyonel bir destektir. Zararlı değil, hayatidir. Bir lüks değil, sağlığınızın temel bir gerekliliğidir.
Lütfen o asılsız bilgilere kulaklarınızı tıkayın. Diş etlerinizde en ufak bir kanama gördüğünüzde, bunu bir yardım çağrısı olarak kabul edin. 6 ayda bir düzenli olarak diş hekiminize giderek, o sessiz yıkım başlamadan önleminizi alın. Unutmayın, en iyi tedavi koruyucu tedavidir ve diş taşı temizliği, dişlerinizi ağzınızda tutmanın en kolay, en ucuz ve en etkili yollarından biridir.




Yorumlar