Periodontoloji (Diş eti Hastalıkları)
Periodontoloji, dişleri çevreleyen yumuşak ve sert doku hastalıklarının teşhis ve tedavisini gerçekleştiren diş hekimliğinin bir bölümüdür. Periodontolojinin tedavi kapsamında diş eti çekilmeleri, diş eti iltihapları, diş etlerinde büyüme, diş taşı temizliği, erken veya geç dönemde görülen periodontal hastalıklar yer alır.
Diş Eti Hastalıkları: Gülüşünüzün Ötesinde, Genel Sağlığınız İçin "Sessiz Bir Tehdit"
Ağız sağlığınız, genel vücut sağlığınızın bir aynasıdır. Fırçalama sırasında fark ettiğiniz küçük bir kanama, sadece basit bir diş eti sorunu değil, aynı zamanda diyabetten kalp hastalıklarına kadar birçok ciddi rahatsızlığın habercisi veya tetikleyicisi olabilir. Vien Denta olarak, diş eti sağlığınızın sadece parlak bir gülüş için değil, tüm vücudunuzun iyiliği için ne kadar hayati olduğunu biliyoruz. Bu sayfada, "sessiz tehdit" olarak adlandırılan diş eti hastalıklarını ve genel sağlığınız üzerindeki derin etkilerini keşfedeceği

Diş Eti Hastalığı Nedir? Gingivitis ve Periodontitis Arasındaki Fark
Diş eti hastalıkları, temel olarak dişleri çevreleyen ve destekleyen dokuların iltihaplanmasıdır. Bu durum genellikle iki aşamada ilerler:
1. Gingivitis (Diş Eti İltihabı): Erken Teşhisle Geri Döndürülebilir Aşama
Her şey, dişler üzerinde biriken ve milyonlarca bakteri içeren yapışkan bir tabaka olan bakteriyel plak ile başlar. Bu plak temizlenmediğinde, diş etlerinde iltihaba yol açar. Bu ilk aşamaya Gingivitis denir.
-
Belirtileri:
-
Diş fırçalama veya diş ipi kullanımı sırasında kanayan diş etleri.
-
Kırmızı, şiş ve hassas diş etleri.
-
Genellikle ağrısızdır, bu yüzden kolayca gözden kaçabilir.
-
İyi haber şu ki; Gingivitis, düzenli ve doğru ağız bakımı ile profesyonel diş taşı temizliği sayesinde tamamen geri döndürülebilir bir durumdur. Bu aşamada müdahale etmek, ileride yaşanacak ciddi sorunları önlemenin en kolay yoludur.
2. Periodontitis: Ciddi ve Yıkıcı Aşama
Tedavi edilmeyen gingivitis, zamanla Periodontitis'e ilerler. Bu aşamada iltihap, diş etlerinin altındaki dokulara ve dişi çene kemiğine bağlayan liflere yayılır. Vücudun bu kronik iltihaba tepkisi, dişleri destekleyen kemik ve dokuların yıkımına yol açar.
-
Belirtileri:
-
Sürekli diş eti kanaması ve iltihabı.
-
Diş etlerinin dişlerden çekilmesi (dişlerin daha uzun görünmesi).
-
Dişler ve diş etleri arasında "cep" adı verilen boşlukların oluşması.
-
Geçmeyen ağız kokusu veya ağızda kötü tat.
-
Dişlerde sallanma veya yer değiştirme.
-
Çiğneme sırasında ağrı.
-
Periodontitis, diş kaybının en önde gelen nedenlerinden biridir ve ne yazık ki yarattığı kemik yıkımı geri döndürülemez. Ancak modern tedavi yöntemleriyle ilerlemesi durdurulabilir ve kontrol altına alınabilir.
Diş eti hastalığının belirtileri

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki , sağlıklı dişeti açık pembe renktedir. Dişe ve kemiğe sıkıca yapışmış olup, portakal kabuğuna benzer parlak – pütürlü bir görünümü vardır. Ancak:
-
Diş etinde kanama oluyorsa,
-
Diş etinde şişme ve kızarıklıklar görülüyorsa,
-
Diş etinde çekilme ve açığa çıkan kök yüzeylerinde hassasiyet oluşuyorsa,
-
Diş eti kenarında veya dişler arasında, diş taşlarına bağlı olarak oluşan siyah alanlar görülüyorsa,
-
Diş ile dişeti arasından iltihap geliyorsa,
-
Dişlerde sallanma, uzama ve dişler arasında açılmalar oluyorsa,
-
Ağızda oluşan kötü koku, tat hissi var ise geç kalmadan bir dişhekimine muayene olmalı ve tedavinizi başlatmalısınız
Diş eti hastalığına sebep olan etkenler nelerdir?
Periodontal hastalıkların ana nedeni bakteri plağı olmakla beraber, diğer unsurlar da dişetlerinizin sağlığını etkileyebilir.
Kontrolsüz yapılan diyetler ve kötü beslenme şekli, bağışıklık sistemini zayıflatmasına neden olurken vücudun enfeksiyonlara karşı direncini kırabilir. Bu dönemde diş etinde meydana gelecek bir enfeksiyonun tedavi süresinin de uzamasına etken olacaktır.
Stres dışında AIDS ve kanser türleri vücudun bağışıklık sistemi üzerinde etkili olmaları, diş eti rahatsızlıklarının da gelişmesine neden olabilmektedir.
Diş eti hastalıklarına açık olan bir başka hasta profili ise tütün kullananlardır. Tütün ve tütün ürünlerinin diş etlerini tahriş etmeleri, diş eti sıkılığında bozulmalara neden olması tahriş bölgelerinde enfeksiyon gelişimini kolaylaştırmaktadır.
Diş eti hastalığının kontrol altına alınması en güç olan hasta grubu diabet (şeker) hastalarıdır. Diş eti hastalığına yakalanma ihtimali en yüksek olan hasta grubudur.
Hamilelik sırasındaki hormon değişimleri, diş etlerinin daha kırmızı, bakteri plağına karşı daha duyarlı bir hale gelmesine neden olur. Menapoz ve mensturasyon dönemlerinde yaşanan hormonal değişimler de diş eti hassasiyeti yaratarak, diş eti rahatsızlıklarına yatkınlık sağlayabilir.
Diş sıkmak veya gıcırdatma sorunu olanlarda risk grubundadır. Diş ve diş eti arasındaki kuvvetin azalmasına neden olarak periodontal doku yıkımına sebep olurlar ve gece plağı takılarak bu sıkmanın durdurulması gerekir.
Kullanılan ilaçlarda diş eti hastalıklarına neden olabilir. Doğum kontrol hapları, antidepresanlar ve bazı kalp ilaçları ağız sağlığınızı etkileyebilir.
Diş eti hastalıklarından nasıl korunabiliriz?
Diş ve diş etinin korunması için yapılması gereken her gün dişlerin düzenli olarak fırçalanması, diş aralarına kaçan gıda artıklarının diş ipi kullanılarak temizlenmesi ve ağız gargarası kullanımı ile ağızda oluşan bakterilerin ağız içinden uzaklaştırılmasıdır.
Diş fırçalama ve diş ipi kullanımı ile yapılan günlük rutin bakım diş taşı oluşumuna tümüyle engel olamaması, belirli aralıklarla diş hekimi muayenesini zorunlu kılar.
Diş hekimi tarafından yapılacak diş taşı temizliği; sizlerin diş fırçası, diş ipi ile temizleyemediğiniz bölgelerdeki sertleşmiş diş taşlarının ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayarak diş etinde oluşacak enfenksiyonları engeller.
Periodontal Tedavileri Kimler Yapar?
Tüm diş hekimleri periodontal hastalıkları tanımlayıp erken dönemde diş eti hastalıkları tedavisi yapabilir. Bazı diş hekimleri ise ilerlemiş periodontal hastalıkları tedavi edebilecek ek bilgi birikimine ve tecrübeye sahiptirler, bu konuda uzmanlaşmışlardır. Bu bilgi birikimine sahip diş hekimleri periodontist olarak isimlendirilmektedir. Diş hekimi, gerekirse hastalığın bir uzman tarafından tedavi edilmesi gerektiğine inanır ve hastayı bir periodontiste gönderebilir. Periodontal hastalıkların tedavisi ile beraber, dişlerinizin düzenli fırçalanması ve düzenli diş hekimi ziyaretleri ile yaşam boyu sağlıklı dişler korunabilir.
Diş eti hastalıklarından nasıl korunabiliriz?
Diş ve diş etinin korunması için yapılması gereken her gün dişlerin düzenli olarak fırçalanması, diş aralarına kaçan gıda artıklarının diş ipi kullanılarak temizlenmesi ve ağız gargarası kullanımı ile ağızda oluşan bakterilerin ağız içinden uzaklaştırılmasıdır.
Diş fırçalama ve diş ipi kullanımı ile yapılan günlük rutin bakım diş taşı oluşumuna tümüyle engel olamaması, belirli aralıklarla diş hekimi muayenesini zorunlu kılar.
Diş hekimi tarafından yapılacak diş taşı temizliği; sizlerin diş fırçası, diş ipi ile temizleyemediğiniz bölgelerdeki sertleşmiş diş taşlarının ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayarak diş etinde oluşacak enfenksiyonları engeller.
Periodontal Tedavileri Kimler Yapar?
Tüm diş hekimleri periodontal hastalıkları tanımlayıp erken dönemde diş eti hastalıkları tedavisi yapabilir. Bazı diş hekimleri ise ilerlemiş periodontal hastalıkları tedavi edebilecek ek bilgi birikimine ve tecrübeye sahiptirler, bu konuda uzmanlaşmışlardır. Bu bilgi birikimine sahip diş hekimleri periodontist olarak isimlendirilmektedir. Diş hekimi, gerekirse hastalığın bir uzman tarafından tedavi edilmesi gerektiğine inanır ve hastayı bir periodontiste gönderebilir. Periodontal hastalıkların tedavisi ile beraber, dişlerinizin düzenli fırçalanması ve düzenli diş hekimi ziyaretleri ile yaşam boyu sağlıklı dişler korunabilir.

Diş Eti Hastalığı Nedir? Gingivitis ve Periodontitis Arasındaki Fark
Diş eti hastalıkları, temel olarak dişleri çevreleyen ve destekleyen dokuların iltihaplanmasıdır. Bu durum genellikle iki aşamada ilerler:
1. Gingivitis (Diş Eti İltihabı): Erken Teşhisle Geri Döndürülebilir Aşama
Her şey, dişler üzerinde biriken ve milyonlarca bakteri içeren yapışkan bir tabaka olan bakteriyel plak ile başlar. Bu plak temizlenmediğinde, diş etlerinde iltihaba yol açar. Bu ilk aşamaya Gingivitis denir.
-
Belirtileri:
-
Diş fırçalama veya diş ipi kullanımı sırasında kanayan diş etleri.
-
Kırmızı, şiş ve hassas diş etleri.
-
Genellikle ağrısızdır, bu yüzden kolayca gözden kaçabilir.
-
İyi haber şu ki; Gingivitis, düzenli ve doğru ağız bakımı ile profesyonel diş taşı temizliği sayesinde tamamen geri döndürülebilir bir durumdur. Bu aşamada müdahale etmek, ileride yaşanacak ciddi sorunları önlemenin en kolay yoludur.
2. Periodontitis: Ciddi ve Yıkıcı Aşama
Tedavi edilmeyen gingivitis, zamanla Periodontitis'e ilerler. Bu aşamada iltihap, diş etlerinin altındaki dokulara ve dişi çene kemiğine bağlayan liflere yayılır. Vücudun bu kronik iltihaba tepkisi, dişleri destekleyen kemik ve dokuların yıkımına yol açar.
-
Belirtileri:
-
Sürekli diş eti kanaması ve iltihabı.
-
Diş etlerinin dişlerden çekilmesi (dişlerin daha uzun görünmesi).
-
Dişler ve diş etleri arasında "cep" adı verilen boşlukların oluşması.
-
Geçmeyen ağız kokusu veya ağızda kötü tat.
-
Dişlerde sallanma veya yer değiştirme.
-
Çiğneme sırasında ağrı.
-
Periodontitis, diş kaybının en önde gelen nedenlerinden biridir ve ne yazık ki yarattığı kemik yıkımı geri döndürülemez. Ancak modern tedavi yöntemleriyle ilerlemesi durdurulabilir ve kontrol altına alınabilir.
Ağzınızdaki Sorun Tüm Vücudunuzu Nasıl Etkiler? Sistemik Hastalıklarla Şaşırtıcı Bağlantı
Diş eti hastalıklarının en endişe verici yönü, etkilerinin ağızda sınırlı kalmamasıdır. İltihaplı diş etleri, zararlı bakterilerin ve toksinlerin kan dolaşımına sızması için bir kapı görevi görür. Bu durum, vücutta kronik bir inflamasyon (iltihaplanma) sürecini tetikler ve birçok sistemik hastalığın riskini artırır veya mevcut durumu kötüleştirir.
İşte diş eti hastalıklarının doğrudan ilişkili olduğu bazı önemli sağlık sorunları:
-
Kalp ve Damar Hastalıkları: Ağızdaki bakteriler kan dolaşımına girerek atardamarlara yerleşebilir ve damar sertliğine (ateroskleroz) yol açabilir. Araştırmalar, periodontitis hastalarının kalp krizi, felç ve diğer kardiyovasküler olayları yaşama riskinin 2 ila 3 kat daha yüksek olduğunu göstermektedir.
-
Diyabet (Şeker Hastalığı): Bu ilişki iki yönlü bir cadd gibidir. Diyabet hastaları, enfeksiyonlara daha yatkın oldukları için diş eti hastalıkları açısından yüksek risk altındadır. Aynı zamanda, şiddetli periodontitis, kan şekeri seviyelerini kontrol etmeyi zorlaştırarak diyabetin seyrini olumsuz etkiler. Diş eti tedavisi, diyabet yönetimini kolaylaştırabilir.

-
Solunum Yolu Hastalıkları: Ağızdaki bakteriler, solunum yoluyla akciğerlere ulaşarak zatürre (pnömoni) veya mevcut kronik obstrüktif akciğer hastalığını (KOAH) alevlendirebilir.
-
Hamilelik ve Gebelik Komplikasyonları: Periodontitisi olan hamile kadınlarda, erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek sahibi olma riski artmaktadır. Ağızdaki iltihaplanmanın, doğumu tetikleyebilecek kimyasalların salınımına neden olduğu düşünülmektedir.
-
Romatoid Artrit: Her iki hastalık da kronik inflamasyon ile karakterizedir. Diş eti hastalığı, romatoid artritin şiddetini artırabilir ve tedavisini zorlaştırabilir.
-
Nörolojik Hastalıklar (Alzheimer vb.): Yeni çalışmalar, kronik diş eti hastalıklarına neden olan bakterilerin, Alzheimer hastalarının beyin dokularında bulunduğunu göstermektedir. Bu, ağız sağlığının beyin sağlığı ile de ilişkili olabileceğine dair güçlü bir kanıttır.
S: Diş etlerimin kanaması normal midir? Sadece fırçalarken kanıyor. C: Hayır, normal değildir. Sağlıklı diş eti kanamaz. Diş fırçalarken, diş ipi kullanırken veya kendiliğinden oluşan kanama, diş eti hastalığının (Gingivitis) en erken ve en yaygın belirtisidir. Bu, bölgede bir enfeksiyonun başladığını gösterir ve mutlaka bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir.
S: Gingivitis ve Periodontitis arasındaki fark nedir? C: Gingivitis, diş eti hastalığının erken ve geri döndürülebilir evresidir. Sadece diş etlerini etkiler; şişlik, kızarıklık ve kanama görülür. Periodontitis ise hastalığın ilerlemiş halidir. Enfeksiyon sadece diş etinde kalmaz, dişleri destekleyen çene kemiğine (alveol kemiği) de yayılır. Kemikte geri dönüşü olmayan yıkıma, diş eti çekilmesine ve dişlerin sallanarak kaybedilmesine yol açar.
S: Ağız kokusunun diş eti hastalığı ile bir ilgisi var mı? C: Evet, doğrudan bir ilgisi vardır. Diş eti hastalığına neden olan bakteriler, diş eti ceplerinde birikerek kötü kokulu sülfür bileşikleri üretirler. Fırçalamaya rağmen geçmeyen inatçı ağız kokusu, genellikle diş eti hastalığının veya ilerlemiş çürüklerin habercisidir.
S: Diş taşı temizliği (Detertraj) ile Küretaj (Derin Temizlik) aynı şey midir? C: Hayır, farklı işlemlerdir. Diş Taşı Temizliği (Detertraj), dişlerin görünen yüzeylerindeki ve diş eti sınırındaki plak ve diş taşlarının (tartar) temizlenmesidir. Genellikle koruyucu bir tedavidir. Küretaj (Kök Yüzeyi Düzleştirme) ise, diş eti hastalığı (Periodontitis) oluştuğunda, diş etinin altına, kemiğe doğru ilerlemiş olan derin "ceplerdeki" enfekte dokuları ve diş kökü yüzeyindeki tartarı temizlemek için yapılan daha ileri bir tedavidir.
S: Diş eti tedavileri (Küretaj) ağrılı işlemler midir? C: Hayır. Tüm periodontal tedaviler (küretaj, diş eti ameliyatları vb.) işlem yapılacak bölge lokal anestezi ile tamamen uyuşturulduktan sonra yapılır. Hastalarımız işlem sırasında herhangi bir ağrı veya acı hissetmezler. İşlem sonrası oluşabilecek hafif hassasiyet ise basit ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınabilir.
S: Diş eti hastalığı tedavi edilmezse ne olur? C: Tedavi edilmeyen diş eti hastalığı (Periodontitis) ilerleyicidir. Enfeksiyon çene kemiğini eritmeye devam eder, diş etleri çekilir, dişler sallanmaya başlar ve sonunda sağlıklı dişlerin bile çekilmesi gerekebilir. Ayrıca, ağızdaki bu kronik enfeksiyonun kan dolaşımına karışarak diyabet (şeker hastalığı), kalp hastalıkları ve bazı romatizmal hastalıkları tetiklediği veya kontrolünü zorlaştırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
S: Diş eti çekilmesinin tedavisi var mı? C: Evet. Öncelikle diş eti çekilmesine neden olan sebep (hastalık, yanlış fırçalama, diş sıkma) ortadan kaldırılır. Eğer çekilme estetik bir sorun yaratıyorsa, dişte aşırı hassasiyete neden oluyorsa veya ilerleme eğilimindeyse, "diş eti grefti" (damaktan alınan veya yapay dokular) adı verilen cerrahi yöntemlerle açık kök yüzeyleri başarılı bir şekilde kapatılabilmektedir.
S: Periodontitis (Kemik Kaybı) tamamen iyileşir mi? C: Periodontitis, tansiyon veya diyabet gibi kronik (süregelen) bir hastalıktır. Tedavideki amaç, kaybedilen kemiği geri getirmekten (bu ancak bazı özel durumlarda mümkündür) ziyade, hastalığı durdurmak ve mevcut durumu korumaktır. Tedavi ile enfeksiyon kontrol altına alınır, cep derinlikleri azaltılır ve kemik yıkımı durdurulur. Ancak bu kontrolün sürdürülmesi için hastamızın 3-6 aylık periyotlarla düzenli olarak uzman hekim kontrolüne gelmesi şarttır.
