top of page

Ortodonti de diş teli mi? Şeffaf plak mı? (invisalign)

  • Yazarın fotoğrafı: Hüseyin Uğurel
    Hüseyin Uğurel
  • 20 Eki
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 29 Eki



Diş Teli mi? Şeffaf Plak mı? Woman holding dental models, ortodonti de diş telimi? şeffaf plak mı?
Oertodonti tedavisinde Diş teli mi, Şeffaf plak mı?

Dişlerini düzeltmek isteyen ama modern dünyanın sunduğu iki popüler seçenek arasında kararsız kalan herkesin merak ettiği o büyük soruyu masaya yatırıyoruz: Klasik diş telleri mi, yoksa popülerliği giderek artan şeffaf plaklar mı?

Belki bir süredir dişlerinizdeki çapraşıklıktan rahatsızsınız. Belki de bir ortodonti uzmanına gittiniz ve size bu iki seçenek de sunuldu. Bir yanda yıllardır bildiğimiz, kendini kanıtlamış, güvenilir diş telleri. Diğer yanda ise neredeyse görünmez, teknolojik ve konforlu şeffaf plaklar.

Peki, bu karar sadece estetik bir tercih mi? Yoksa işin içinde bilmemiz gereken çok daha derin detaylar mı var? Bir tedavi diğerinden gerçekten "daha mı iyi"? Eğer öyleyse, neden hala her ikisi de kullanılıyor?

Bugün, bu iki tedaviyi bir boks ringinin karşı köşelerine koyup, tüm artılarını, eksilerini, güçlü ve zayıf yanlarını dürüstçe karşılaştıracağız. Bu bölümün sonunda, hangisinin sizin için doğru şampiyon olduğuna çok daha bilinçli bir şekilde karar verebileceksiniz.

Önce ringin en tecrübeli dövüşçüsüyle başlayalım: Diş telleri. Hepimizin bildiği, dişlerin üzerine yapıştırılan küçük metal veya seramik kareler (braketler) ve onların içinden geçen bir telden oluşan sistem. Bu sistem, dişlere sürekli ve kontrollü bir kuvvet uygulayarak onları yavaş yavaş ideal pozisyonlarına taşır.

Diş Tellerinin Güçlü Yanları (Avantajları):

  1. Tam Kontrol Hekimdedir: Bu, diş tellerinin en büyük ve en tartışılamaz üstünlüğüdür. Tedavinin başarısı, hastanın o anki motivasyonuna veya disiplinine bağlı değildir. Braketler dişinize yapıştırıldığı andan itibaren, 7/24 çalışmaya başlar. Kontrol tamamen süreci yöneten ortodonti uzmanındadır. Bu da tedavinin öngörülen sürede bitme olasılığını en üst seviyeye çıkarır.

  2. Her Türlü Vakayı Çözme Gücü: Diş telleri, ortodontinin "ağır siklet şampiyonu" gibidir. En basit çapraşıklıklardan, gömülü dişlerin getirilmesine, ciddi kapanış bozukluklarına kadar akla gelebilecek her türlü zorlu vakayı çözebilme gücüne ve öngörülebilirliğine sahiptir.

  3. Maliyet: Genellikle, şeffaf plak tedavilerine kıyasla daha bütçe dostu bir seçenektir.

Diş Tellerinin Zorlukları (Dezavantajları):

  1. Estetik Kaygılar: En bariz dezavantajı budur. Özellikle yetişkin hastalar için "metal ağız" görüntüsü, sosyal ve profesyonel hayatta bir endişe kaynağı olabilir. (Seramik, yani şeffaf braketler bu durumu bir nebze hafifletse de tel yine de görünür.)

  2. Hijyen Zorluğu: İşte bu en kritik konulardan biri. Braketlerin ve tellerin arası, yemek artıkları için mükemmel birer tuzaktır. Çok ama çok titiz bir ağız bakımı yapılmazsa (özel fırçalar, diş ipleri kullanmak şarttır), tedavi bittiğinde inci gibi dizilmiş ama üzeri çürüklerle dolu dişlerle karşılaşma riski çok yüksektir.

  3. Konfor ve Kısıtlamalar: Tedavinin başında ve tel değişimlerinden sonra ağrı ve hassasiyet yaşanması normaldir. Teller ve braketler yanaklarda ve dudaklarda yaralara (aft) neden olabilir. Ayrıca, braketlerin kırılmasını önlemek için sert, yapışkan ve çıtır yiyeceklerden (elma, fındık, sakız vb.) tedavi boyunca uzak durmak gerekir.

Şimdi de ringin yeni, teknolojik ve estetik yıldızına bakalım: Şeffaf plaklar. Bu tedavide, ağzınızın üç boyutlu dijital bir taraması yapılır ve tedavi süreci tamamen bilgisayarda simüle edilir. Size özel, her biri bir öncekinden biraz farklı, bir dizi şeffaf plak üretilir. Bu plakları günde yaklaşık 22 saat takar ve 1-2 haftada bir yenisiyle değiştirirsiniz. Her yeni plak, dişlerinize nazikçe kuvvet uygulayarak onları bir sonraki ideal pozisyonlarına taşır.

Şeffaf Plakların Güçlü Yanları (Avantajları):

  1. Neredeyse Görünmez Estetik: Bu, şeffaf plakların en büyük vaadidir. Konuşurken veya gülerken, insanların fark etmesi neredeyse imkansızdır. Bu özellik, onu özellikle yetişkinler ve estetik kaygısı yüksek gençler için vazgeçilmez kılar.

  2. Konfor ve Hijyen Üstünlüğü: Ağızda yara yapacak tel veya metal yoktur. En önemlisi ise plaklar takılıp çıkarılabilir. Yemek yerken, bir şey içerken, diş fırçalarken veya ip kullanırken plaklarınızı çıkarırsınız. Bu ne anlama geliyor?

    • Yeme İçme Özgürlüğü: Hiçbir yiyecek kısıtlaması yoktur!

    • Mükemmel Hijyen: Kendi dişlerinizi sanki hiç tedavi görmüyormuş gibi rahatça fırçalayabilirsiniz. Bu da çürük riskini minimuma indirir.

  3. Daha Az Hekim Ziyareti: Kontroller genellikle daha uzun aralıklarla (6-8 hafta) yapılır, bu da yoğun tempolu insanlar için bir avantajdır.

Şeffaf Plakların Zorlukları (Dezavantajları):

  1. Tüm Kontrol Hastadadır (En Büyük Risk!): İşte işin püf noktası burası. Bu tedavinin başarısı %100 hastanın disiplinine bağlıdır. Plakların günde en az 20-22 saat takılması gerekir. Eğer unutur, kaybeder veya "bugün de takmayayım" derseniz, dişler hareket etmez ve tedavi durur, hatta geri gider. Kontrol hekimde değil, tamamen sizdedir. Bu da tedavinin gereksiz yere uzamasına neden olabilir.

  2. Her Vaka İçin Uygun Olmayabilir: Teknoloji çok ilerlemiş olsa da, çok ciddi iskeletsel bozukluklar veya çekim gerektiren aşırı karmaşık vakalarda, hala diş telleri daha öngörülebilir ve etkili bir sonuç verebilir. Karar mutlaka uzman hekiminize aittir.

  3. Maliyet: Genellikle, klasik diş tellerine göre daha yüksek maliyetli bir tedavi yöntemidir.

Karar Anı: Hangisi Sizin İçin Doğru?

Gördüğünüz gibi, bu sorunun cevabı "Şu daha iyidir" değil. Doğru cevap: "Sizin için hangisi daha uygundur?"

  • Eğer estetik sizin için her şeyden önemliyse, sosyal hayatınızda tellerle rahat edemeyeceğinizi düşünüyorsanız, en önemlisi kendi kendinizin patronu olabilecek kadar disiplinliyseniz ve "Ben o plakları günde 22 saat takarım!" diyorsanız, şeffaf plaklar sizin için harika bir seçenek olabilir.

  • Eğer vakanız daha karmaşıksa, tedavi sürecinin kontrolünü tamamen işin uzmanına, yani hekiminize bırakmak istiyorsanız, daha bütçe dostu bir yol arıyorsanız ve en önemlisi tedavi sonrası ağız hijyeninize ekstra özen göstereceğinize söz veriyorsanız, o zaman diş telleri sizin için en güvenilir ve en kesin sonuçlu yol olabilir.

Unutmayın, bu karar bir varış noktası değil, bir yolculuğun başlangıcıdır. Ve bu yolculuğa çıkmadan önce mutlaka bir ortodonti uzmanıyla konuşmalı, tüm seçenekleri masaya yatırmalı ve sizin ağız yapınıza, yaşam tarzınıza ve karakterinize en uygun tedavi planını birlikte oluşturmalısınız.

 
 
 

Yorumlar


bruksizm
bottom of page